gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2013 Cuma

Yine Bayram Yine Antalya

   Mutlu bayramlarr!! Bu bayramda da 3 günlüğüne Antalya'ya kaçtım ve olabilicek en iyi şekilde yaza veda ettim. Bu defa gerçekten veda ettim galiba, yani sanırım.. İstanbul'da gece boğazın ışıl ışıl manzarasını ne kadar seviyorsam, Antalya'nın da gündüz falezlerden pırıl pırıl uçsuz bucaksız deniz manzarasını o kadar çok seviyorum.

16 Ağustos 2013 Cuma

Çok Hoşsun Kaş

   Az laf, çok fotoğraf diyorum ve sizi Kaş'ın en sevdiğim küçük sokakları ile başbaşa bırakıyorum.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Bitmeyen Yaz

   Bayram için Antalya'da olduğumdan bahsetmiştim. İzmir'e dönüş yolumuzun rotası şöyleydi; Ulupınar, Kemer, Kaş, Fethiye-Ölüdeniz, Muğla-Akyaka.
   Kaş fotoğraflarım ayrı bir postta yer alıcak, Ulupınar'dan ise burada bahsetmiştm. Şimdi diğerlerine birkaç fotoğrafla göz atabilirsiniz.
   Aşağıdaki manzaralar için tüm o virajlı yollara katlanmanız gerekiyor. Ancak sizce de değmez mi? Biz yol boyunca bol bol mola verip, manzaranın keyfini sonuna kadar çıkardık. Yola çıkmadan termoslarınıza kahve doldurmayı unutmayın derim ben.

6 Ağustos 2013 Salı

İstanbul'u Seviyorum

Çünkü;
Avrupa sokaklarını aratmıycak ve hatta ötesine geçicek güzellikte sokakları var.

28 Temmuz 2013 Pazar

Chios

   Çok verimsiz bir dönemimdeyim. Yıl içerisinde tatil günlerim için bir sürü planlarım projelerim olur ve o günler geldiği zaman püffff hepsi uçmuştur. Bir uyuşukluk tembellik çöker üstüme. İşte yine aynı dönemdeyim. Hiçbir şey üretmeden sadece geziyorum. Pek şikayet edilecek gibi bir durum değil farkındayım, ancak işte böyle..

   Bir iki hafta önce cumartesi günü ilk kez Sakız Adası'na gittim. Ancak itiraf ediyorum pek de sevmedim. Gerçi ben günübirlik gittiğim için adayı çok fazla keşfedebildiğimi düşünmüyorum. Benim gidip görmediğim ancak görenlerin beğendiği bir kaç küçük köyü var, planında Sakız Adası olanların aklında bulunsun. Adaya geçince rahatlıkla, indiğiniz yerde araba kiralayabiliyorsunuz.
   Şöyle söyliyim, değişiklik olsun arkadaşlarımla gidip bi tavernada yemek yiyelim sohbet muhabbet, oohhh daha ne istiyim diyorsanız Çeşme'den hemen adaya geçebilirsiniz. Çok da hoş olur.
   Ancak, Kordon'sa kesinlikle İzmir derim, kaleiçi ise Antalya'nın o bakımlı ve harika manzaralısı olsun derim, adadaki eski püskü bakımsız olanı yerine. Ve çarşısı.. yine indirimleri dışında çarşısının da hiçbir şeyi beni cezbetmedi. Çok saçma ama alışverişşşş adadan aklımda kalan en güzel anlar oldu.
   Sonrasında en sevdiğim ada havasını yaşamak için hemen bir Bozcaada gezisi yaptım (evet yine!!). O da başka bir postta.
   Fotoğraf bile çekesim gelmedi, ancak bir kaç tanesinden işte şöyle bir kolaj çıktı. Belki küçük bir fikir verir.
   Ps: Aklınızda bulunsun pazar günü her yer kapalı oluyormuş. Gerçi diğer günlerde de siesta saatlerinde bir çok yer kapısını kapatıp adayı daha bir cansız hale döndürüyor.

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Antalya

   Antalya, İzmir'den sonra en çok vakit geçirdiğim en sık gittiğim şehir olsa gerek. Bu yaz temmuzdan önce gitme fırsatım olduğu için o bunaltıcı sıcaklarla boğuşmak zorunda kalmadım. Bir kaç gün kafa dinleyip, falezlerde bol bol yürüyüş yapmak yine çok dinlendirici ve keyifliydi.
   Ayrıca bu yıl ilk defa dalış yaptım Kemer'de. Çok sevdim, devamı gelicek umuyorum.
   Minik bir post ile birkaç fotoğraf paylaşıcam sadece, ancak Antalya'da keşfedilicek çok fazla yer olduğunu bir dip not olarak da hatırlatmadan geçmiyorum.

29 Haziran 2013 Cumartesi

.. ve tekrardan Bozcaada

   Geçirdiğimiz zorlu günlerden sonra, sanırım benim de sessizliğimi bozma vaktim geldi. Hafif buruk geçen ancak yine de bana huzur vermiş olan, minik bir tatil postuyla geri dönüş yapıyorum. Çok bir şey demeden de sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.

   Burada tekrar geleceğimi söylemiştim Bozcaada.. Hepimizi sokakların ve çiçeklerin gibi huzur dolu, renkli zamanların beklediğini umut ederek, güzel günlerimiz olsun diyorum ve seni şimdiden özlüyorum.


22 Nisan 2013 Pazartesi

Cennet Parçası-Ağva

   Hava soğuk demedik, yağışlı demedik, üşenmedik ve İzmir'den 2 gün için Ağva'ya uçtuk. Üşüdüm, yoruldum, hasta oldum, hala hastalığı çekiyorum.. Peki pişman mıyım? ASLA!


Küçük Tatiller - Antalya

   Şu anki yorgunluğumu anlatabilmemin imkanı yok! Gezmiycem! Bu küçük, bayıldığım, harika gezilerime bir ara vericem. Çünkü gezicem diye kendimi hırpaladığımın farkına vardım. 5 gündür inanılmaz yoğun ve hasta olarak çalışıyorum.Gün itibariyle de kendileri için çıldırdığım, iki off güne sonunda kavuşmuş bulunmaktayım. Şükürler olsun !!
   Bugüne kavuşana kadar şunları yaşadım.
   *5 gün iş, 5.günün sonunda evime uğramadan 2günlük Antalya
   *2 gün Antalya'dan sonra yine evime uğramadan direk iş, birbirine benzer 5 gün daha
   *5 günün sonunda 2 gün İstanbul (Ağva), hasta olarak İzmir'e dönüş bir kaç saat uyku ve 5 gün hasta iş :/
   Veeeeee bugün o zorlu beş günün bitiş günü.. Ve 2 gün.. Ve iki gün 'Home Sweet Home!!!'  Ve evet rüya gibi..

  Şimdi hadi biraz Antalya diyelim.



26 Mart 2013 Salı

Açık ve net.. İstanbul'a aşığım

   Bir kaç hafta önce, birden karar verip 2 gün (sadece 1 gece) için İstanbul'a gitmiştim. Deniz ve Ella'nın benim için hazırladıkları program ile tabi bu 2 gün, 2 hafta doluluğunda geçti. En sevdiğim anlardan sizin için biraz seçmeye çalıştım. Her defasında daha çok, çook daha çok aşık oluyorum bu büyülü şehre.


16 Mart 2013 Cumartesi

Bir Yaz Yine Gelicem Amsterdam

   Gezdim-gördüm postları hazırlamak beni zorlar, kasar. Gezdim-gördüm değil de gezin görün yaşayın demek istiyorum ben.
   Amsterdam, masal şehir.. Kar kış şubat ayında bile hayran bıraktı beni kendine.
   Kanal turu, Red Light District, Madame Tussauds, Dam Meydanı, Yel değirmenleri, miss Hollanda peynirleri.. Evet hepsi ve evet çok daha fazlası gezilmeye, görülmeye, tadılmaya değer. Ben de hepsinden teker teker bahsetmek istemiyorum. Aklınıza esen herşeyi yapabileceğiniz, özgürlükler ülkesi, masal kentten bir kaç fotoğraf ekleyip, yazın festival döneminde tekrar kavuşmayı dileyerek noktamı koyucam.


18 Şubat 2013 Pazartesi

Havziş Çikolatalar Diyarında - Brüksel

   Bahsettiğim o sıkı 6 günü atlattım ve ödülüm  harika bir 6 günlük tatil oldu. Brüksel-Paris-Amsterdam üçlemesi.. Üç şehirden de küçük küçük bahsedicem. İlki Brüksel olsun..
   Rotamıza karar verdiğimizde Belçika, zaten o meşhur çikolatalarının hayali ile bile başımı döndürmüştü :)) Bir de waffle lar var unutmayalım.. Eğitim için Londra'da olduğum dönemlerde bi kafede garsonluk yapmıştım ve orda muhteşem 'Belgian Waffle'larımız vardı. Türkiye'ye döndükten sonra tek bir waffle bile yiyemedim. İşte Belçika'da en büyük mutluluklardan biri o waffle lara kavuşmak oldu. Üç öğün yerim!! denilen olayı yaptım, evet.


17 Ağustos 2012 Cuma

.. ve Bozcaada

Samimi, sıcacık Bozcaada.. Kısa bir özet ve bol bol fotoğraf olsun istiyorum bu postta. İlk fotoğraflar konakladığımız mekan 'Çapraz Tatil Köyü'nden olucak. Akşam saatlerinde ulaştığımız Bozcaada bizi pasparlak bir güneş ile karşıladı. Ertesi sabah rüzgar ve deli gibi bir yağmurla uyandırdı !! Küçük tatilim en keyifli anlarındandı , yağmuru okadar özlemişim ki.. Dönüşte de yine parlak güneşle sıcacık bir veda..


16 Ağustos 2012 Perşembe

Şehir Yorunca

Durağımız İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Yeşilyurt Köyü. Ben bu minik tatilimde annem babam ve onların arkadaşları bir çift ile birlikteydim. Farklı bir tatil ortamı oldu benim için :) Rehberimiz babamdı ve bu defa oldukça başarılıydı. 'Yeşilyurt Köyü', benim Türk televizyonundan tamamen uzak kaldığım bir dönemde yayınlanmış olan 'Karadağlar' dizisinin çekimlerinin yapıldığı köymüş. Babamın takip ettiğini duyduğum tek dizi olur kendisi.. Yol üzerinde hiç tahmin etmiyceğim bir arada karşıma çıkan bu şirin köye tek kelimeyle bayıldım ve çıldırmışçasına makineme sarıldım. Haydi çektiğim fotoğraflara bir bakalım :))


Yola Çıkıyoruz

İlk durağımız daha önce de anlattığım Eski Foça'daki 'Taş Ev' oluyor. İzmir'den Çanakkale'ye uzun bir yolculuk olucak o yüzden güzel bir kahvaltı yapmamız gerekli.


13 Ağustos 2012 Pazartesi

Adım Adım

Küçük haftasonu tatilimde admlarım hangi yollardan geçti? Şimdilik sadece bu yolları göstericem. Eski Foça'dan başlayan adımlarım, Yeşilyurt Köyü'ne uğrayarak, Bozcaada'ya ulaştı.

2 gün boyunca taş yollarda yürümeye hiiiiiiç doyamadım.


2 Ağustos 2012 Perşembe

Mola

Geçtiğimiz hafta sonu mola durağımız Eski Foça yolu üzerindeki 'Taş Köy' idi. Yemyeşil çimler üzerinde, bembeyaz tahta masa ve sandalyeleri, masalarının üzerindeki kırmızı beyaz ekoseli örtüleri ile kocaman bahçeye bayıldık. Gündüz limonatalar ile başladığımız keyfe, Foça'da bir deniz arası vererek akşam yemeği ile devam ettik.


10 Temmuz 2012 Salı

Sanırım Rüya

Benim tatlı tembel tatilimin ardından, apar topar hiç anlamadan gelen ilk iş günümün bitiminde, ahhlayıp vahhlayıp tatil fotoğraflarıma koştum. Şimdi de burdayım. Aslında en keyifle post hazırladığım anlar, sabah geç uyanıp kahvemi alıp bilgisayarımın başına geçtiğim zamanlar oluyor. Ancak dedim ya artık sabah geç kalkmak yok, en azından haftanın 4 günü :( Herşey güzel hayat güzel diyelim öyle olsun..

Ben şimdi Marmaris'ten Deniz'imi kapıp Datça Palamutbükü'ne uçmak istiyorum. Bir kez daha aynı yerleri keşfetmek istiyorum. Palamut ağaçlarının altında kahvaltıyla güne başlamak istiyorum. Kahvaltıda mekan (Dostlar) sahiplerinin kendi yetiştirdikleri armutlardan yaptıkları reçeli, yine kendi yaptıkları miss kokulu tarçınlı ev ekmeğinin üstüne sürüp, bi parça da peynir yerleştirip yemek istiyorummm. Tıka basa dolu midemle, o buz gibi ve tertemiz sularda yüzmek istiyorum. Hatta o berrak ötesi suyun, deniz suyu olduğuna yine inanmak istemiyorum. Yassı taşlarında oturup en sevdiklerim, birlikte en çok eğlendiklerimle saatlerce sohbet etmek istiyorum.


8 Temmuz 2012 Pazar

Keşif

Woody Allen gelip görse, Kaş'ta filmini çekmeden ayrılamazdı diyorum. Barcelona'yı, Paris'i nasıl onun filmlerinde izlemeye doyamıyorsam, Kaş'ı izlemeye de doyamazdım. Şimdilik benim objektifimden birkaç fotoğrafla idare edin ancak gidip görmediyseniz, sakın benim kadar beklemeyin ve bu yaz bitmeden Kaş'a uçun !!